Kayıtlar

Barbarları Beklerken, sayı: 7

Resim
Yaşadığımız yüzyıl türlü sahteliklerin çağı belki de. Ancak biz bu sahteliklerden azade olduğumuzu düşünmüyoruz. Sahteliğin içinde sanatın direngen gücünü yansıtarak, bu temsil duygusundan kurtulmak, bu temsil duygusunun da sahteliğine vurgu yapmak, yüzyılın bizden aldıklarını düşünmek, bizim bu yüzyıla ne kattığımızı sorgulamak, yüzyılın elimizden aldıklarını yeniden gündeme getirmek bir görev değil şarttır.  Barbarları Beklerken’in 7. sayısını bu düşünce ve duygularla hazırladık. Güzel okumalar! Güzel öfkeler! Güzel huzursuzluklar!  Bu sayıya katkı sunan arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz.  Katkı Sunanlar:  Özgür Balaban Ferit Sürmeli Dolunay Aker Armağan Ekici Kerim Atay Ramazan Parladar Orçun Güzer Anne Sexton Dilek Değerli Zafer Aracagök Ömer Burçin Özkişi Dilay Kababıyık Tamer Gülbek Aykut Akgül Erkan Karakiraz  Semah Günerigök Alejandra Pizarnik Alperen Kartal Buğra Öztürk Eşref Ozan Baygın Kapak Tasarım: Erman Akçay  Diğer sayımıza katkı sunmak için ...

Barbarları Beklerken-Sayı 6

Resim
Barbarları Beklerken 6. sayı, okuma linki aşağıda!  https://drive.google.com/file/d/17B7ESXXLt0wHg3EaZ2AcHkTyXKzJEB4j/view

Biz Sokakta Mıyız?

Resim
Barbarları Beklerken Sanat Kolektifi güncel müdahale pratiklerine başlıyor. Biz Sokakta Mıyız, sanatın sokakla ilişkisine eleştirel bir bakıştır. Katılımcılar, sokakla birlikte kendi beden ve zihinlerine aynı soruyu soruyor: Biz Sokakta Mıyız?  Eylem planı: Katılımcılar paylaştığımız görselin çıktısını alarak kendilerini en özgür ifade edebildiklerini düşündükleri yerde (sokak, cafe, herhangi bir mekân, şehrin işlek yerleri, gündelik anlarını en çok hafızaya dönüştürdükleri alanlar vs.) görseli tutarak fotoğraflarını çeksinler. Bu fotoğrafların birleşimlerinden oluşan bir video kolaj çalışması hazırlanarak dijital mecralarda paylaşılacaktır. İsteyen katılımcılar bu görselleri bulundukları mekânlarda değerlendirebilirler.  Not: Fotoğrafları gönderirken yaşadığınız şehir, isim soy isim ve varsa meslek bilgilerinizi de eklerseniz seviniriz.  Barbarları Beklerken Sanat Kolektifi  Son Tarih: 10 Eylül 2020  İletişim: barbarlaribeklerken@gmail.com ...

Süleyman Sabri Genç İle Söyleşi/Dolunay Aker

Resim
1. Anlamdan ya da anlamın sabitliğinden kaçarak dili “anti dil” düzlemine çektiğini düşünüyorum. Dil veya anti dilin sendeki yeri nedir? evet  ilk şiirlerim için bu anlamdan kaçma söz konusu.  hatta direkt  “ elahora ”  isimli  şiirim bu anlamdan kaçmayı temsil  ediyor .  kitabın  çoğu zaten bu tip şiirlerden oluşmakta.  dil  bana sıkıntı veriyordu .  özellikle dile gelmeyen şeylerin aktarılamaması ve rastgele herhangi bir sesin anlamdan kurtulamaması gibi şeyler üzerine düşündüğüm zamanlardı.  belki  farkında olmadan  wittgeinsteincıydım .   şuculuk   buculuk işleri sonradan farkına vardığında zevklidir zaten. şu  an için söyle ye cek olursam dilin ve anti-dilin yeri üzerine o kadar düşünmüyorum.  hatta  düşünmeyi gereksiz buluyorum.  anlam  ayrı.  anlamın  akışını zengin ve basit tutup  metaforlarla bir rüzgar gibi yazmayı seviyorum.  dille  ço...
Resim
“Seni ilkel şeylerin arasında gören ben Öfkelendim adını ağızlarına aldıkları zaman Ortalık yerlerde” Ezra Pound Çeviri: Enis Akın Barbarları Beklerken, sayı 2’de...

KARGA KADERİN KAPIYI ÇALDIĞINI DUYAR-TED HUGHES

Resim
KARGA KADERİN KAPIYI ÇALDIĞINI DUYAR Karga dünyaya baktı, bir yığın dağ. Cennete baktı, tüm sınırların ötesine doğru Etrafa çöpler saçarak uzaklaşıyor. Karga küçük su akıntısına baktı, ayaklarının ucunda Sonsuz makinesine dışarıdan tutturulmuş Bir patpat motoru gibi çalışıyor. Bir araya getirilmiş tüm bu mühendisliği Düşündü, bakım ve onarımları– Ve çaresiz hissetti kendini. Otların başlarını yoldu ve onlara baktı Verilecek ilk talimatları bekleyerek. Su akıntısındaki bir taşı inceledi. Ölü bir köstebek buldu ve onu ağır ağır parçalara ayırdı Sonra lokmalara baktı, çaresiz hissederek kendini. Yürüdü, yürüdü Yarısaydam yıldızlı alanların Her şeyden habersiz kulağının içine esmesine aldırmadan. Yine de içindeki kehanet, buruşuk bir yüz gibi Konuştu, HER ŞEYİ ÖLÇECEĞİM VE HER ŞEY BENİM OLACAK VE İÇİNDE OLACAĞIM HER ŞEYİN TIPKI KENDİ GÜLÜŞÜMÜN İÇİNDE OLDUĞUM GİBİ VE KANLI KARANLIĞIN TOPRAK ALTINDAKİ BİR HÜCRESİNDEN GÖZLERİMİN...

TÜRKİYE'DE FANZİN YAYINCILIĞI-SORUŞTURMA (DÜZENLEYEN: ALPER ÖZ)

Resim
Kötülüğün, sinsiliğin dönemini yaşıyoruz. Edebiyat bu kötülüğün panzehridir. Bir kurtarıcı, bir ilah asla değil belki çan sesi. Duymak ve duyumsatmak için. Duymamak, görmemek adına ellerinden geleni yapıyorlar. Sanki mutlu mesut bir hayatın içerisindeyiz, sanki her şey normal. Edebiyatı da bu yöne çekmeye çalışıyorlar fakat her dönemde bu bildik aklın dışına çıkanlar mevcuttur. Sunulan aklı yarıp geçenler dillerini hayatın kabiliyetinden esirgemezler. Barbarları Beklerken bu misyonla yola çıktı. Bu misyon fanzin kültüründe fazlasıyla var. Öncesi kuvvetli bir birikimle donanmış insanların yolunu taşıyor benliğinde ve bu benliğe inananlara seslenecek elinden geldiğince. Kıyasıya rekabetin olduğu bir ortamda taht oyunları oynamadan iyi metni önemsemek “yeni”den ziyade dürüst olmayı sağlar. Ötesi kendi varoluşuyla hemhal olur. Barbarları Beklerken ne zaman öleceğini biliyor. Bilmese yaşamamış sayılır. Şimdilik belirlediği nokta bu. Barbarları Beklerken Edebiyat Fanzini