Perşembe Babası/Kerim Atay
elinde kalemle uykuya dalıyorsun, diri diri yakıyorsun rüyanı
ismin güç seçiliyor aceleye gelmiş bir dövizin üzerinde
taşıyansa tekinsiz motelleri, yemek tariflerini,
kuyruğu kesik kedileri ve simyayı seven,
o sabah ne kadar beğenilirse
o kadar akışkan bir ihtiyar,
öğlen o, ikindi onlar, akşam çoğulluğuna baş kaldıran sözleşmeli er,
gece seviştiği her rütbeliyi
şafakta
ters kelepçeyle
hafızasına atıyor.
rutubetçil sayrılıklarla sıkı fıkı
havaların bayağıdır
mevsim normallerinin üstünde seyretmesini nedense
pek umursamıyor
ağzı mühürlü mağaralara benziyor,
kundaklanan bir şiirde kaybetmiş ilhamını
gözleri yosun yerine kan tutan bir resif gibi
rasgele bir cezirde
boğulmak üzere
ve sol dizinde
doksanların ortasından beri
bir şarapnel dansediyor.
