Monireh Parvaresh/Roja Chamankar/Firoozeh Borazjani-Şiirler
Çeviri: Mojtaba Nahani
1
Ne bir konuşma
Ne bir ses
Pencereleri gazeteyle kapattık
Her yer karanlıktı
Loş ışıkta
O köşede
Gölgeler gibi
Saklandık
Dinledik
Birbirimizin kalp atışlarını
Savaşın hali
Gizli renkler taşıyordu
Bizim halimiz
Gazeteyle kapattığımız bir pencereydi
2
Hep buradaydık
Dünyaya sırtımız dönük
Güneşsiz
Kalp atışlarımızla ölçüyorduk sokakları
Ufkumuz
Kan içindeki
Yağmur çiçeklerinin salkımlarıydı
Bıraktık
Zihnimiz birbirine kayıyordu
Detaylar bize ekleniyordu
Birbirimize benziyorduk
Taşları okuduk ve iç çektik
Nerede olduğumuzu unuttuk
Belki kitabın son sayfasındaydık
Belki de gözyaşını
Bize eklemişlerdi
Biz ki sadece
Konuşmak istiyorduk
3
Rüzgârın ve kumun aşınmasında
Deniz kabuğu çağırıyor
Uykulu denizi
Bıçak çiçek açıyor
Balığın yüzgeçlerinde
Dudaklarla dolu bir şarkı çalıyor
Harlanıyor ateş
Yaş dalların üstünde
Dumanı ve gözyaşını toplamak üzere
Üflüyoruz birbirimizin gözüne
İSTATİSTİK
Bu bir ateşkestir ve rüzgâr
Çılgınlığa esiyor
Ateşkestir ve bu
Resmî bir sözleşmenin parçası
Haberler arasında asılı kalan
Bayraklar ve istatistikler arasında
Geçici olarak bulunan
Yerinden edilenler
Ölüler
Yaralılar
Adınınızı
Şairlerinizin isimleriyle
Hatırlamak mümkün olabilirdi
Kadın ve erkeklerinizin güzelliğiyle
Cehennem vadilerinin sesiyle!
Güzel harabeler!
Adınınızı
Kalelerle
Kayalar ve akarsularla
Ovalar ve boğazlarla
Kumtaşlarınızın sıcak tenini
Hatırlamak mümkün olabilirdi
İstatistik
Haberlerle dolup taşıyor
Karaya varamayanlar
Kayıplar
Boğulanlar
Küçük kaçak teknelerde
Adınınızı
Mercan adaları ile
Hatırlamak mümkün olabilirdi
Ve Güneşin ışıltısını derin denizlerinizde görmek
Olgun üzüm bağları ve sonsuz sarhoşlukları
Yüksek zirveler ve en eski insan yaşam alanları
Cehennem vadilerinin sesiyle!
Çok sayıda canın kaybedildiği yer!
Kıtlıktan ölenler!
Kullanışlı rakamlar!
Enkaz arasında asılı kalan haberler!
Güzel harabeler!
Adınınızı
Mermer ve inci sütunlarla
Renk ve ışık sevişmeleriyle geçmişinizi
Hatırlamak mümkün olabilirdi
Bu bir ateşkestir
Çocuklar
Ölü annelerin memelerinden süt içiyorlar
Ve ölüm
Onların rüyalarini emiyor
Rüzgâr çılgınlığa esiyor
Dünyanın açık ağzını kapat!
İRAN
Ben
Bu doğuyu içime çektiğimde
Kadim bedenime hiçbir iz bırakmıyor.
Çocukluğum,
Bir dizi cinayetin peşinde,
Her gün bir kazaya dönüşüyor.
Ve yanık kokusu,
Alfabenin uzantısında,
Tanrıların düşüncesinde şekillenmeyen
Bir mucizenin işareti.
Ağustos böceği'nin hükmüne göre,
Yazımın boynunu vurmalıyım,
Utanmaz petunyalar
Işıksız odalara sızmasın diye.
Bu kadar nergis
Gökyüzünün gözüne sığmasın diye.
Ve dünya,
Barış için,
Olmayan rahminde
Masumiyeti ekmesin diye.
İnanmıyorum,
Dünyamda küçük bir yer,
Peygamber ellerini
Ekmek kokusuyla abdest alsın
Ve dudakları,
Beşli duaları,
Kışın boyunda çiçek açsın.
Biz burada,
Binlerce kuşun göçünü kutladık,
Her birinin tüyüyle
Bir galaksiyi tutuşturabilirdik.
