Barbarları Beklerken (11.25//02.26)
Büyük Edebiyat'la bir sorunumuz var. Büyük Edebiyat'ı tanımıyoruz. Biz yerliler arasında dolaşan, o barbar'ın edebiyatını tanıyoruz. Büyük Edebiyat; klasörler arasına gizlenmiş, şairleri yazarları izleyen büyük edebiyat, kutsal saydığı her şeyin etrafında ödüller dağıtan, sermaye ağlarını kontrol eden, iktidarın kan kardeşi büyük edebiyat, bizim düşmanımızdır. Elbette ki ona da Brecht'ten mülhem iyi bir düşmana davrandığımız gibi davranacağız. Güzel ve iyi tüfeklerle. Büyük Edebiyat'ın bir de küçük öykücüleri vardır. Klonlanmış, kopyalamaya teşne, gerçekle asla yüzleşmeyi göze alamayan, sabahtan akşama kadar muhalif sözcükleri arka arkaya sıralayıp fakat tek bir gerçek cümleye yenilen küçük öykücüler gerçek bir itirazla karşılaştıklarında tabii ki Büyük Edebiyat'a sarılacaklardır. Büyük Edebiyat'ın vitrinlerinde Cortazar, Borges, Perec vb. isimleri görebilirsiniz. Gerçek şu ki onlar gerçekten bir vitrine ihtiyaç duymadan büyük olmayı başarabilmiş gerçek dostlarımızdır. Biz de dostlarımızı severiz ve gerçeğin şöleninde onları selamlarız. Düşmana bırakılacak ne dostumuz ne de gerçeğimiz var! Dil ve dinamit kardeştir! Dost ve düşman bilsin ki biz ikisini de iyi kullanmayı biliyoruz. "Şiir yazılacak zaman var. Yumruk yumruğa gelinecek zaman var!"
Barbarları Beklerken Sanat Kolektifi (11.25//02.26)
Yayın Ekibi:
Dilay Kababıyık, Ferit Sürmeli, Burak Bayülgen, Tibet Şahin, Mehmet Ali Baklacı, Dolunay Aker
Görsel Tasarım: Sertaç Altuntepe
https://www.kitapyurdu.com/kitap/barbarlari-beklerken-ekimkasim-2025/747071.html&publisher_id=11185
