Köprüleri ve Tünelleri Kapatanlara Od/Sam Sax


öğret bize devinim olabileceğini

durağanlıkta. trafiğin her kırık hecesinde

siz acı çekerken hepimiz rahatsız olacağız

diyen bir müfredat- bırakın

her zamanki gibi damıtalım işleri

ışık yiyen bir ağacın hızına 

kadar. her zamanki gibi, işler inşa edilmiştir 

yük trenlerinden ve savaş gemilerinden

“yalnızca kahve” olduğunda bile

bu köprüler yalnızca yaşayanları

bağlamalı, ki yaşayanlar döndüğünde 

tekrar ölüme tapmaya

plastiklerin ve kırmızı etlerin 

risk sermayesinin galalarına teslimatını 

yavaşlatma vaktidir. tanrılarımızı reddetmenin

eğer onlar bize öğreten tanrılar değilse

topraktan gelen her her şeyin 

ona kutlu geri döndüğünü-

bildiğim en kutsal kelime hayır.

paranın bitimsiz boğazı için

daha fazla paraya hayır. sonsuz acıya 

izin veren tasımlara

hayır artık. hayır artık.

ve sekizinci gününde  işgalle

dövüşen insanları temsil etmesi 

gereken bir bayramın öğretmenlerim

bir damla yağı bir haftalık 

ışığa esneten öğretmenlerim 

kol kola girip bu yerleşimci kolonin

sekiz köprüsü boyunca

bütün ülkelerden daha yaşlı dualar söyleyerek

chevron yanarken uzakta

ey yapmacık hayatın yerel dili—

ey ilahi duraklamanın pedagogları—

hangi miselyum yayıyor konuşan

uzuvlarını şehirlerimizin zeminleri altına.

bildiğim tek kutsal toprak

yaşamın olduğu yerdir. hikayede 

ana dilimin yanı sıra öğretilmişti

altı gün aldığını tanrının 

berbat dünyayı yapmasının

ve yedinci gün dinlendi

ve sekizinci gün biz trafiği kapattık.

 

Çev:Tahsin Aladağ






 

 


Bu blogdaki popüler yayınlar

Barbarları Beklerken'i Neden Seviyorsun?

Taşlar - Gilles Deleuze

''Gerçek Hayatın Kara Panter Partisi'ne Bağlı''