Guy Debord'un Öğretileri/Vincent Kaufmann
Çeviri: Kader Guy Debord’un entelektüel mirası nedir? Burada gerçekten bir mirastan söz edilebilir mi? Bu soru, Debord’un da birçoklarının olduğu gibi akademik müfredatların parçası hâline gelen bir Fransız entelektüeli haline geldiğini ima etmeye eğilimlidir; veyahut onun, incelikli kavramlarla dolu bir düşünsel külliyat ortaya koyarak saygıdeğer yorumlara konu olmayı hak eden bir yazar olarak kendini kabul ettirdiğine işaret eder. Oysa birçok nedenden ötürü, durum pek de böyle değildir. Debord’u —hangi “entelektüel” modeli ölçüt alınırsa alınsın— bir Fransız entelektüeli olarak görmek pek mümkün değildir. Dolayısıyla yanıt, aslında Debord’un hiçbir miras bırakmadığıyla ilgili olabilir. En azından Debord, tanınmış entelektüellerin çoğu gibi davranmamıştır: ne “entelektüel çevre”nin bir parçası olmaya çalışmış, ne de sözde eşitleri tarafından tanınma peşinde olmuştur. Onlar hakkında sessiz kalmış, neredeyse istisnasız bir şekilde onları küçümsemiş, Sartre’dan ise olabildiğince açı...